1. Anasayfa
  2. Köşe Yazıları
  3. Motosiklette Fren Kullanımı

Motosiklette Fren Kullanımı

«

kazaları istatistiklerinde; tek araçlı kazalarda gerçekleşen kazaların 3’te 2’lik çoğunluğunu sürücü hataları oluşturmaktadır. Bu hataların başlıcaları; yanlış konumlanma, viraja hızlı girme ve viraj dışına taşma ve hatalı kullanımı sonucu çarpma / düşme / kayma olarak öne çıkar. Motosikleti kullanmayı öğrenirken veya öğrendiğimizde sürekli olarak ilk düşüncemiz “gitmek”, “ilerlemek” olmaktadır. Ehliyet kurslarında bile “durmak” kavramı üzerinde çok fazla durulmaz! Halbuki bize en fazla faydası olacak unsurlardan biridir; “durmak”, “durabilmek”.

Fren Kullanımı / Tekniği

“Fren kullanımı”, “fren yapmak”, “fren tekniği” denilince işin ciddiyetinin farkında olmayanlar için; “abi işte şu ön fren bu arka basacaksın duracak” dan ibaret oluyor. Sonuç ise duramayan veya kayarak sürüklenen sürücüler.. Bazı konularda tecrübe iyidir, fakat bazı durumları da yaşayarak tecrübe etmek gerekmez. Eleanor Roosevelt‘in bir sözü vardır; “Başkalarının hayatından ders alın. İnsan bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor.”

Fren manetleri scooterlarda gidonda, viteslilerde ise ön fren gidonda arka fren ise sağ ayağınızın altındadır. Siz frenleme yaparken maneti nasıl kavrıyorsunuz?

  1. İşaret ve orta parmak (iki parmak ile fren kullanımı)
  2. Sadece orta parmak (tek parmak ile fren kullanımı)
  3. işaret ve baş parmak hariç son üç parmak (üç parmak ile fren kullanımı)
  4. Baş parmağım hariç diğer dört parmak (dört parmak ile fren kullanımı)

Yukarıdaki bahsettiğimiz kombinasyonlar en yaygın olarak kullanılanlar dır. Bunlardan haricinde çeşitli kombinasyonlar sürücüler tarafından kullanılıyor. Zamanla alışkanlık haline geliyor. Yanlış bir alışkanlığı düzeltmek, sıfırdan öğrenmekten daha zordur. Motosiklet dünyasında kendine yer edinmiş 2 tür fren kullanım tekniği vardır. Diğerleri (tek parmak, orta parmak, son iki parmak vs. gibi) tamamen sürücülerin kendi kendine kolayına gelen ve alıştıkları kullanım tarzlarıdır. Geçerlilik kazanan iki teknik; işaret ve orta parmak kullanılarak iki parmak fren kullanımı ve standart ve doğru olan kullanımıdır. Şimdi bu iki kullanım şeklini tek tek inceleyelim ki bize uygun olan hangisi, hangisi bize uygun değil onu görelim.

a: 2 Parmak ile Fren Kullanımı

Motosiklette Fren Kullanımı

Yandaki resimden de görüleceği üzere 2 parmak (işaret ve orta parmak) kullanılarak yapılan frendir. Bu tekniğin kullanıldığı yer genel olarak GP yarışlarıdır. Fren maneti normalden daha kısadır. Kısa manetlerin mantığı fren kullanıldığında iki parmak ile frenin üzerindeki basıncı arttırabilmektir. Bir diğer nedeni ise çarpma esnasında fren manetinin altında kalan parmakların zarar görmesini engellemektir. Moto GP yarışlarında tam manasıyla zaman ile  yarışılmakta ve en ufak zaman kaybının bedelleri büyük olmaktadır.. Salise farkı ile kaçan birincilikler, dereceler gibi.. Bu manada sürücüler gazı kapatıp fren yapıp tekrar gazı açmak yerine; baş, yüzük ve serçe parmakları ile gazı tutarken iki parmağı ile de fren yapmaktadırlar.

b: 4 Parmak Fren Kullanımı

Motosiklette Fren Kullanımı

 

Standart sürücülerin yani trafikte motosiklet süren bizlerin kullanması en uygun ve en güvenli yöntemdir. “Neden güvenli?” ve “neden uygun?” olduğu konusuna değineceğiz. Şimdi yukarıda 2 parmak olayının ne olduğunu anlattık, “ben zaten yarışçı olacakmışım imkan vermediler abi, yokluktan olamadık.” gibi düşüncelere kapılmayın.. Freni 4 parmak kullanmanın avantajları oldukça fazladır.

 

 

  • Basınç hissiyatınızı ve ne kadar frenlediğinizi daha iyi anlamanıza yardımcı olur.
  • Bir kaza anında parmaklarınız manetin altında kalarak kopmaz.
  • Gaz kolu kapandığından motosiklet frenlemeye odaklanır.
  • Fren mesafenizi ciddi biçimde düşürür.
  • Gidonu sıkmamanıza  yardımcı olur.
  • Kademeli frenlemeyi daha rahat yapmanıza imkan sağlar.

Motosikletiniz den ve lastikleriniz den bir tek şey isteyin.. Gitmek ise gitmek durmak ise durmak. “Hem gazı açayım hem fren yapayım” moduna girmeyiniz fakat bunu iki parmak fren kullanıyorsanız istemsizce yapıyor olabilirsiniz. Fren manetini sıkmak için güç harcarken gazı kapatmıyorsanız tebrikler hem gazlıyor aynı anda da frenlemeye çalışıyorsunuz. Fren manetiniz standart uzunlukta ise,  iki parmağınızla manetin dip kısmından freni sıkmaya çalışıyorsunuz bu da yeterli fren basıncına ulaşmak için daha fazla güç tüketmenize sebep olur. Sadece uç kısmından baskı yapıyor olsanız bu da uyguladığınız kuvvet gereğinden fazla olacağı için ani kilitlenme, kaymalara neden olabilir. Bunların önüne geçmenin en kolay yolu maneti 4 parmak ile kavramaktır. Artan basınç ile doğru frenleme yapılır ve bu da fren mesafenizi ciddi biçimde azaltır.

Fren Mesafesi

Bir çoğumuz motosikletimizin 0-100 km/s hızına kaç saniyede ulaştığını ölçümünü yapmışsınızdır. Peki motosikletiniz 100km/s ile giderken kaç saniyede duruyor? Yada kaç metrede? İşte bize lazım olacak hayati bilgi budur aslında. Yazımızın başında da bahsetmiştim, “durmak”, “durabilmek”. Mesela şu örnekteki farktan yola çıkalım; 50 km/s ile giden bir motosiklet 1 sn içinde 13,89 m yol kat eder. 70 km/s ile giden motosiklet ise 19,44 m.. Bu bilgileri neden verdik? Şöyle ki; frenleme konusunda “reaksiyon süresi” göze alınmaz. Oysa ciddi şekilde önemlidir. İyi refleksli ve oldukça dikkatli olduğunu varsaydığımız bir sürücünün ortalama reaksiyon süresi 1 sn civarındadır.. Reaksiyon süresi (Tehlikeyi algılama, karar verme, uygulama) bu sürücümüz 70 km/s hızla giderken tehlikeyi fark ettiği andan itibaren frenlemeye başladığı ana kadar geçen 1 sn içinde 19,44 m yol kat etmiş olacak. Bu mesafenin üzerine 32 metre fren mesafesini de eklediğimizde duruş mesafesi 51,44 metre olarak hesaplanabilir. Aşağıdaki tabloda Karayolları genel müdürlüğünce hazırlanmış bir çizelge mevcuttur. Bu çizelgede reaksiyon süresi 0,75 sn olarak alınmış.

Motosiklette Fren Kullanımı

Fren Kullanımı Nasıl Olmalı?

Motosikletin frenlerinden maksimum düzeyde yararlanabilmemiz için öncelikle çalışma prensibini anlamamız gerekmektedir. Motosiklet fren yapılmaya başladığı anda arkadan öne doğru ağırlık transferi gerçekleşmeye başlar. Bu yüzdendir ki freni çok ani ve hızlı sıkarsanız ağırlık aktarımı tamamlanmadığı için amortisörler kapanmadan frenlemeye geçen motosikletin lastikleri kilitlenir. O yüzden literatüre “Limon sıkmak” olarak geçen tabir ile freni sıkmamız gerekiyor. Yavaştan serte doğru.. Bunu yapmanıza yardımcı olacak çalışma ise freni sıkarken 1001 – 1002 – 1003 – 1004 diye sayın ve her saydığınızda basıncı arttırın.. Önce amortisörler kapanacak, bununla birlikte ağırlık öne yığılmış olacak ve ön lastik yeri sıkı sıkı tutmaya çalışacaktır. ABS’li motosikletlerde yanlış kullanımdan dolayı oluşan kilitlenmelerin önüne geçilmiştir. Fakat ABS devreye giriyorsa şunu bilin ki motosikletiniz yanlış yaptığınız frenlemeye tolerans gösteriyor ve sizin yerinize frenlerdeki baskıyı azaltıyor. Frenleme konusunda bol bol pratik yapmalısınız. Sadece arka fren, sadece ön fren, kombine frenleme (ön arka birlikte) çalışmalısınız.

Arkayı Savurmadan Fren Nasıl Yapılır

Bir çoğumuz “arka frene bir bastım motorun arkası yanıma geldi” diye anlatır. Bu durumda “abimiz baya sert fren yapmış helal olsun” yerine “abimizin frenlemesinde yanlış bir şeyler var” demeliyiz. Çünkü var.. Arka tarafın savrulma durumu çoğunlukla sürücü ile alakalı bir durumdur. Şimdi inanması güç biliyorum ama bunu deneyebilirsiniz; Arka tarafın savrulmasının sebebi “bakışınız” evet inanması zor, “ne alakası var kardeşim? fren yapıyoruz tutturdunuz bir bakış” diye düşünebilirsiniz.. Deneyin ve görün.. boş bir alanda 50 km hızla normal şekilde sadece arka freni kullanarak aniden fren yapın motorun arkası yalpalarsa risk almayın bırakın freni.. Sonra tekrar aynı hızda gelin fakat bu sefer bakışınızı sabitlemek için önünüzde bir yer belirleyin örneğin 150-200 m mesafede bir bina (tam karşınızda olması bakışınızın düz olmasını sağlar) bu binanın 3. yada 4. katına bakıp gözünüzü ayırmadan aynı şekilde tekrar fren yapın.. Eğer bakışınızı kaçırmazsanız, motosikletin düz bir şekilde kaydığını ve çizgisini kaybetmediğini görürsünüz.

 

Pratik çalışmayı bırakmayın. Ben öğrendim, ben artık biliyorum diye düşünüp ara vermeyin. “İşleyen demir ışıldar” unutmayın. Pratik yapmazsanız konuyu teorik olarak biliyorsunuz fakat uygulamada reaksiyon sürenizin ve fren mesafenizin uzadığını göreceksiniz.


Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *